Saatte 90km Hızla Okumak
24 Mart 2006
Bilgi çağında, bilişim sektöründe çalışıyoruz. Yaptığımız iş, bilginin yönetimi, bilginin transferi, bilginin sunumu ile ilgili. Yaptığınız işe hangi ismi koyarsanız koyun, bu gerçeği değiştiremezsiniz. Tasarımcı bilginin, verinin, içeriğin sunumu ile uğraşırken, yazılımcı bunların hangi işlemler sonucu erişebileceğine karar veriyor. Tabi ki en basit, en genel tanımıyla. Ne yaparsak yapalım, işimiz web ile ilişkili ise, işimiz içerikle, bilgi ile veri ile ilişkili.
Son 20 yıl içinde üretilen bilgi, son 5000 yıl içinde üretilen bilginin toplamından bile daha fazla hale geldi. O kadar ki Amerika'da ki New York Times gazetesinin hafta sonu versiyonu içindeki bilgiler, 17. yüzyılda yaşayan bir kişinin hayatı boyunca beyninde tuttuğu ve öğrendiği bilgi miktarından bile fazla. Ve bu bilgi üretimi, bu bilgi miktarı her 4 yılda bir kendini ikiye katlıyor. Ve bu gelişmelere, bir de Moore Kanunları altında gelişen ve kendini her yıl ikiye katlayan bilgisayar gücü ve ucuzlayan fiyatları da katarsak, bulunduğumuz dönemde, bilginin en iyi şekilde idare edilme ihtiyacı; doğru bilgiye, doğru zaman ve doğru yerde ulaşmanın önemini sanırım daha iyi anlayabiliriz. Öylesine ki, bu konu, hiç bir zaman, hiç bir asır içinde, bulunduğumuz bu dönem kadar önemli olmamıştı.
Sitenize gelen ziyaretçilerin büyük bir çoğunluğunun bir hedefi var. Bu hedef siteden siteye değişebilir. Bir ziyaretçi bir siteye yeni çıkmış bir kanun hakkında bilgi almak için, bir ürün hakkında bilgi almak, fiyat karşılaştırmak için ya da bir üniversite başvuru formunu doldurmak için gelebilir. Yani hedefler ayrı olmasına rağmen, özünde, ziyaretçi, çoğu zaman sitenize, sunduğunuz "bilgiyi" almak için gelir. Bir başka değişle, sizin sunduğunuz ve ziyaretçinin aradığı "bilgiyi" almak için gelir. Web tasarımı ile uğraşanlar "Content is King" (İçerik Kraldır!) deyişini iyi bilirler. Sitenizin amacı, ziyaretçilerin aradığı "bilgiyi" sunmaktır. Hani dilimizde bir söylem vardır, bir resim, bin söze bedeldir diye. Doğru olabilir fakat bazı tasarımcılar, bu söze o kadar güvenip, inanıyor ki, bin sözü, bir resim ile anlatmaya çalışıyor her tasarımda, her sitede. İçeriği susturup, grafiklerin sesini sonuna kadar açıyorlar.
Bilginin, içeriğin tasarımı, bir websitesindeki görsel güzelliğin, görsel gelişimin tasarımı kadar zahmetli, detay ve özen gerektiren bir işlemdir. Web için içerik yazmaya zaman ayırın! Sitenizdeki inandırıcılığı ve interaktiviteyi sağlayacak en önemli araçlardan biridir içerik. (İçerik konusunun, yöreselleştirme kanadıyla ilgili, eDünya bir yazı yazdı bugün. Okumanızı tavsiye ederim.)
Web için içerik yazmaya zaman ayırın diyorum çünkü web içeriği, geleneksel gazete, kitap, dergi içerik yazımından çok farklı çünkü web kullanıcıları, bir websitesinde bulunan yazıları okumak yerine tarayıp, süzmeyi tercih ediyorlar. Kullanıcının gözleri, sitenize geliş amaçlarındaki hedeflere uyacak, ulaşmalarını sağlayacak ateşleyici kelimeleri arıyor hemen.
Arabanızdasınız. Bulunduğunuz şehirden, bilmediğiniz başka bir şehre doğru yol almaktasınız. Otoyolda hangi levhalar sizin dikkatinizi çeker? Gördüğünüz her levhayı, her yazıyı okuyor musunuz? Yoksa gitmek istediğiniz şehre ulaşmanıza yardım edecek kelimeleri, isimleri mi tarıyorsunuz levhalarda? Diyelim ki yolunuzun üzerinde olmayan başka şehirlerin isimlerini gördünüz levhalarda. Kaç kilometre kaldığını okuyor musunuz bu şehirlere? Ya da çok önemli mi bu bilgi sizin için? Fakat gideceğiniz şehrin ya da yolunuzun üzerinde olan diğer şehirlerin ismini görürseniz, kaç kilometre kaldığını, hangi çıkışa dönüş yapmanız gerektiğiniz okumaya başlarsınız hemen. Hem de saatte 90 km hızla giderken.
Web kullanıcıları da çok farklı değil. Saatte 90 km hızla, sitenizden gelip geçiyorlar. Eğer siteniz onların yolu üzerindeyse yani onlara sunduğunuz bilgi, onların istediği bilgi ise kullanıcıların dikkatini çekip, onları başka sayfalara, ürün detaylarına ve şanslı iseniz satın alım aşamasına kadar çekebilirsiniz. Bunu sağlayabilmek için, ateşleyici kelimeleri onlara sunmak, web için içerik hazırlamak, saatte 90 km hızla giden web kullanıcılarının sitenizi satırı satırına okumadığını anlamak gerekir.
Fakat hangi kelimeler ateşleyici kelimeler? Aysel Teyze için "indirim" kelimesi tıklamayı gerektirirken, Hakan Bey "kalite" kelimesine önem veriyor. Peki ya Faruk Bey'e ne demeli? Faruk Bey için ateşleyici kelime "başkaları bu ürüne bayıldı" kelimesi. Peki hangi kelime "ateşleyici kelime" o halde?
Kullanıcı senaryolarınıza hitap eden kelimeleri seçmeye çalısın. Hangi kelimeler, onların tıklama kemiğini gıdıklıyor? Hangi ateşleyici kelimeler, onlarda satın alma dürtüsü uyandırıyor? Hangi dili seçerseniz seçin, bu dil, şirket içinde kullandığınız dil olmamalı. Kimse "RT 455" ya da "FR 640 Silver" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyor sitenizde. Tabi ki eğer siz ürünlerinizi yalnızca şirket çalışanlarına satmayı planlamıyorsanız!
Dipnot: Blogumun son günlerde neden sık güncellenmediğini ve bana yazdığınız emaillere neden çabucak cevap veremediğimi birkaç gün sonra "neler oluyor" serisi yazılarından birinde yazacağım. Kusura bakmayın. Gönderdiğiniz emailleri okuyorum ve yakında cevaplayacağım.


Bu yazıya ait 9 yorum var.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.Bilgi çok fazla, zaman ise çok az.
Bazen google’da alakasız sayfalara girince, geri tuşuna basmak ya da sayfayı kapatmak bile eziyet haline geliyor.
Müşteri, neyi istiyor onu iyi bilmeli. Ve hep müşteri gözüyle bakmayı da unutmamalı.
Çoğu web sayfasının başında yer alan flash animasyonlar, sizi sayfayı beklemekten alıkoyuyor. Çünkü süre kısıtlı ve bilgi anında isteniyor. Bilgi fazlalığı ise, muazzam bir şekilde çoğalıyor.
İyi seçip, ona göre konmalı çiçeklere
Maalesef müşteriler bu konuda çok bilgili değil. Bu konuda en büyük görev müşteri ile ilişkiyi kuran kişilere düşüyor. Kartvizit gibi istlerin çoğalmasını önlemek ancak böyle mümkün. Bu arad üstadım sana ait iki farklı mail adresine de önemli bir mail attım. Bu maile senden acil cevap bekliyorum. Harekete geçmek için senden gelecek cevap çok önemli.
Manhem'in dediği gibi aslında herşey müşterilerin isteğine-bilgisine-bilgisizliğine-yönlendirilmesine bağlı bi-olay. Sektör o kadar kötü bi-halde, öyle vahim sonuçlar doğuracak bi-noktaya doğru gidiyor ki. Web ajansları sadece para kazanma derdinde. Uyulması gereken kurallar arka planda. Önemli olan işin en kısa zamanda - en göz alıcı şekliyle hazırlanıp müşteriye sunulması. Aslında tek sorun müşterilerin her zaman caf-caflı göz alıcı şeylerden hoşlanması. Eleştiriler her zaman tasarımcılar-kodlayıcılara geliyor. Ama en büyük eleştiri müşteriye "estetik yoksunu-bilgi ulaşılmazı" gelmelidir. Yani bugün orta ölçekli çalışan bir işyeri yaptırdığı web sitesine "çalıştığı sektörü yada kendi işyeri" hakkında haberler-duyurular v.s. bilgilerin yer aldığı kısım koyuyor. Yani bugün sayılı şirketlerin web sitelerinde bile karmaşa söz konusu iken bunu genellemeye yaymak söz konusu bile olamaz. Müşteri ziyaretçi sitedeki ürünlere nasıl daha kolay yoldan ulaşır derdinde değil. Müşteri sitesindeki ürünlerin nasıl caf-caflı baş ağrıtıcı sunulması derdinde..
Aslında müşterinin görsellikten hoşlanmasında problem yok problem eğitimsizliğin verdiği zevksizlik...
Çalıştığım şirkette sık sık duyuyorum: "Şöyle bir site yapalım" veya "şöyle bir portal" yapalım. Şöyle özellikleri olsun, böyle özellikleri olsun. Yanar döner olsun.
"peki içine ne koyacağız?" sorusunun cevabı "Buluruz bir şeyler"
Şirket içinde böyle talepler aklı selim kişiler tarafından filtreleniyor ama birçok başka şirket bu tarz siteler yapıyor. Allah bizi böyle taleplerden korusun diyorum :)
İçerik açısından çok güzel ama görsel açıdan tatmin edici olmayan ve çok sık kullandığım iki site var:
http://www.drudgereport.com/ Drudge Report
http://www.craigslist.com/ Craig's List
Bence ortada bir problem yok. Bir web sitesi güzel, standart olmasıyla değil, sağladığı faydayla ölçülebilir. Web sitesi bir ürün veya hizmet olduğunu düşünün. Tıpkı satın aldığınız bir buzdolabı, ülker çukulotalı gofret, kalem, otomobil gibi...
Bir web sitesi müşterinize para kazandırmalı. Şirketlerin birinci ve asıl amacı para kazanmaktır, kar etmektir nokta... Bu apaçık bir gerçektir.
Web standartlarına ve kullanışlılığa uymak ziyaretçilerin sitede gezinmesini kolaylaştırır. Ayakları daha rahat alışır. Bu da apaçık bir gerçektir. Ziyaretçiler kullanamadıkları bir siteyi sevmezler, oradan alışveriş hiç yapmazlar.
Bir kişisel site yazarı, bir blog sitesi sahibi, boşlukta sesini yükseltir. Amacı onu birilerinin duymasıdır, sitesin insanların gelmesidir, yorum yapılmasıdır. Ehh, bunu istiyorsa yorum yapılacak yeri iyi tasarlamalıdır, yazdığı şeyin okunabilmesi için kullanışlılığa dikkat etmesi gerekir.
Son zamanlarda tasarım ve teknoloji konularında düşüncelerimi netleştirmeye başladım. Tek cümleyle özetlemek gerekirse:
"Bir web sitesi işe yaramalıdır, nokta."
bence site tasarımı iyi olması gerek çok yazı olan bir site pek dikkat edilmez eyer az ve doğuru olan anlatılıyorsa iyi ama anlatmak istediğini tasarımla anlatırsan bu daha ilgi çekici olur.sade kalmak çok önemli
tasarım resimse, içerik de onun içinde yaşanan hayat gibidir; resmin oluşmasına sebebiyet verendir.
yorumlar sapmış galiba biraz ana konudan.
geometrik şekilde artan bilgi birikimini kontrol edebilmek mümkün müdür? son 5 yılda yaratılan bilginin insanlığın o 5 yıldan önce sahip olduğu bilgiye eş olduğunu düşünürsek (yazıda20 yıllık bi karşılaştırma var ancak bilginin gelişimi daha hızlı) çözülmesi gereken en en büyük sorunlardan biri bilgi yönetimidir. bu sorunun cevabını vereceğimi sanıyosanız yanılıyosunuz :). sorunu bilseydim burda olmazdım.
"Bildiklerimizden daha fazla yararlanmadığımız sürece daha fazla bilmenizin bir yararı yoktur." R.K.Bogerthan
Merhabalar, türkiye'de web tasarım veya grafik tasarımla uğraşanların sayısı yaklaşık %10 ve sadece bu kesim girdiği sitelerin tasarımı ve kullanışlığının yorumunu yapmakta. Geri kalan kullanıcılar bunun pek farkında değil ve aslında farkında olmalarıda gerekmiyor. Zaten araştırmak istedikleri bişeyi ya da almak istedikleri bir ürünü çeşitli sitelerden alabiliyorlar ve webte alternatif çok fazla. İllaki webten kredi kartıyla alış veriş yapmak veya sadece email yoluyla irtibate geçmek yanlış diye düşünüyorum. İnsanların arasındaki karşılıklı iletişim gittikçe azalıyor.
Hazır web siteleri yüzünden bu mesleği bırakmak istiyorum çünkü bişeyler öğrenmek için bahanem kalmadı herşeyin hazırı var. İnternet kafede web yapıyor gençler 100$'a. Ve bu siteler gayet iyi oluyor çünkü firmanın istedikleri siteye yerleştiriliyor.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Kitabımı satın almak ister misiniz?